BAR

Türklük Bilimi Araştırmaları

TÜBAR (Türklük Bilimi Araştırmaları); ULAKBİM (Sosyal Bilimler Veri Tabanı), SOBİAD (Sosyal Bilimler Atıf Dizini), ASOS Index (Academia Social Science İndex) MLA (Modern Language Association), ve EBSCO (Academic Complete Search) dizinleri tarafından taranmaktadır.

  Türklük Bilimi Araştırmaları (TÜBAR) makale takip sistemine geçti. Derginin yeni sistemine abone olmak için http://tubar.dergipark.gov.tr/tubar/issue/21852 ağ adresinden ulaşabilirsiniz.

Son Sayılar

  • TAKDİM

    (39)

    Değerli bilim insanları,

    Dergimiz Türklük Bilimi Araştırmaları (TÜBAR), amatör ruhunu asla kaybetmeksizin fakat kurumsal kimliği açısından profesyonellik anlayışıyla yoluna devam etmektedir.

    TÜBAR, Proquest bünyesindeki CSA (Sociological Abstracts), LLBA (Linguistics and Language Behavior Abstracts) ve  UPD (Ulrich’s Periodicals Directory) dizinlerine girmekteydi. Fakat ilgili kurumun taradığı açık erişim dergileri  (Directory of Open Access Journals -DOAJ), kapsamını daraltmasından dolayı dergimiz bu dizinlerden çıkmıştır. Hemen belirtelim ki bu sonuç Türklük Bilimi Araştırmaları’nın yayın kalitesiyle ilgili değildir. Dergimizin yayın alanı olan Türklük Bilimi, adı geçen dizinleme kuruluşunun yeni politikasıyla oluşturduğu veri tabanı dışında kalmıştır. Fakat TÜBAR’ı yeni sayılarında, daha başka veri tabanlarında dizinleneceğini beklemekteyiz. Nitekim SOBİAD (Sosyal Bilimler Atıf Dizini) listesine girmek, bu yoldaki ilk adımlardan biri olmuştur.

    Değerli bilim insanları,

    Dergimiz, uzun bir müddetten beri, sempozyumlarda sunulmuş bildiri metinlerine çok mesafeli durmaktadır. Sempozyum bildiri kitabında yer almış bir metin -ne kadar geliştirilmiş olursa olsun- ilgi alanımızın dışında idi, bundan sonra da öyle olacaktır. Ancak söz konusu sempozyum bildirilerinin tam metin olarak yayımlanmayacağı  kararlaştırılmış ise bu farklı bir durumdur. Bildirilerin yayımlanacağı sözü verilmiş fakat aradan üç yıl geçtiği hâlde verilen taahhüt yerine getirilmemiş de olabilir. Bu kapsama giren bildiriler, yeterince geliştirilip makale formatına kavuşturulduğunda, hakem sürecine alınabilecektir. Sempozyum kurullarının özet veya tam metin hakkında verdiği “kabul” kararının, dergimizi bağlamayacağı da muhakkaktır.

    TÜBAR artık makale takip sistemine geçmiştir. Yazı gönderme ve hakemlik süreci, ULAKBİM’in sağladığı imkânlar kullanılarak yürütülecektir.

    37. sayımızda, 2014 yılı sayılarından başlayarak bütün makalelere DOI numarası alınacağı vaad edilmişti. Dergimizin son dört sayfasında, 2014 ve 2015 yıllarında yayımlanan makalelerin DOI numarasını bulacaksınız.

    Daha güzel, daha olgun sayılarla huzurunuza çıkmak emel ve ümidiyle…

    1 Mayıs 2016- Ankara

    Nâzım H. POLAT

    39. Sayı/Issue
  • TAKDİM

    (38)

    TİKA ve TÜRK DÜNYASI

    20. yüzyılı bitirirken Tük dünyasının önüne çıkan fırsat yeterince değerlendirilebildi mi? İlk heyecan döneminin romantizmi, kalıcı işbirlikleri doğurabildi mi? Yapılanları azımsamak uygun görülemez ama yeterli bulmak da asla mümkün değildir. Özellikle görev tanımı doğrudan bu alan olan TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı)’nın Türk dünyasına ilgisi asgarî seviyeye indiği çok açıktır.

    Türkistan coğrafyasının enerji üretimi, yeterli pazar bulamadığı için bir türlü ilerletilemiyor. Ama Türkiye, en küçük fırsatta kendisine düşmanlık gösterenlerin enerji sıkıntısı yaratma ihtimalini gözden uzak tutamıyor. Hatta bu sebeple, mutlak mukabelede bulunulması gereken durumlarda bile teenni ile davranıyor. Türkiye’deki etnik kaşıntıyla doğan terörün dış bağlantıları ve güney sınırlar boyunca son altı ayda yaşananlara dikkatle bakılmalıdır. Bunlar, enerji bağımlılığının devamlılığı için Türkiye’nin başına çorap örmelerden örneklerdir; Türkiye’nin enerji hatları üzerindeki nüfuzunu azaltma gayretleridir. Geçen çeyrek asırda sadece Türkmenistan doğalgazı Türkiye’ye aktarılabilseydi, etnik kaşıntıya destek verenlerin cesareti azaltılabilirdi. TİKA, kendisine atfedilen misyonu yerine getirebilseydi, olumsuzluklar azalabilirdi.

    Aynı kurumun kendisinden beklenenleri yeterince yapamadığı, kurulduğu sıralardaki görev bilincini sürdüremediği, başka alanlarda da gözlemlenmektedir. Özellikle kültürel alanda yapılabilenler, beklentilerin çok altındadır. Mesela ortak alfabe hayali hâla gerçeğe dönüşememiştir. Orta Asya Türk cumhuriyetlerinde Batılı şirket ve markaların reklamları, Latin tabanlı alfabenin benimsenmesi için yarattığı beklenti, TİKA’nın çalışmalarının uyandırdığı beklentiden daha fazladır. Şimdi söz sırası siyasî erkindir; bundan sonrası artık siyasî kararlılıkla ilgilidir. Ne yazık ki bu umudun en yüksek olduğu Kazakistan’da bile alfabe değişikliği 2017’yi beklemektedir. 2 Eylül 1993’te Latin tabanlı alfabeye geçen Özbekistan, ç, ş sesleri için Türkiye’deki yerine Batı ülkelerinin benimsediği ch, sh gibi çift işaretler benimsenmiştir. Hele ö sesi için o’ biçiminde bir birleşik harf kabulü, bir garabet örneğidir. Azerbaycan alfabesindeki kapalı e ile normal e yer değiştirecek olsa Türkiye’deki okuyucu Azerbaycan basınını daha rahat takip edebilecektir.

    Yukarıda söylenenler, Türk halkları arasında yapılması gereken işbirlikleri konusunda henüz işin başında bulunulduğunu göstermektedir ve TİKA dört duvar arasında, tabelada değil iş başında olmalıdır. İlgilendiği her memlekette sahada görünmeli, kamuoyu yaratmak için yöntemler bulmada beceri sahibi olmalıdır. Dergimiz Türklük Bilimi Araştırmaları, bu meseleleri takip etmeyi, kendisi için varlık sebebi saymaktadır.

    *

    TÜBAR’daki yazı akışı ve işlemlerin yürütülüşünü tam olarak bilmeyen bazı yazarlar, makalelerinin erken yayımlanması için müracaatta bulunmaktadırlar. Fakat TÜBAR, Haziran ve Aralık aylarında olmak üzere yılda iki kere yayımlanmakta, hacmini de sebepsiz yere büyütmek istememektedir. Dolayısıyla yazarlarımızın dergi yönetimini anlayışla karşılayacaklarını umuyoruz.

    Yeni ve daha dolgun, daha olgun sayılarda buluşmak dileği ile...

     

    6 Kasım 2015- Ankara

    Nâzım H. POLAT

    38. Sayı/Issue
  • TAKDİM

    (37)

    20. YIL

     Değerli bilim insanları,

    Türklük Bilimi Araştırmaları (TÜBAR), elinizdeki sayısıyla artık 20. yaşına adım atmıştır. 20 yıl, kurumlar için asla uzun bir zaman dilimi değildir. Fakat kurumsallaşmak yolundaki bir dergi için asla azımsanmayacak bir süredir. Türkiye'de bilimsel dergisini 20 yıl aralıksız ve düzenli biçimde devam ettirebilmiş bir resmî kurum -maalesef-yoktur. Çünkü söz konusu kurumlar işi profesyonellere havale ettiklerini sanırken amatör ruhu kaybettiklerini fark edememişlerdir. TÜBAR ise daima amatör ruhla fakat profesyonellik anlayışıyla yoluna devam edecektir.

    20. yılda, dergi yönetim kadrosunda, bazı görev değişiklikleri yapıldı. Bunun yegâne sebebi vardır: Gösterilen görev ve unvanları daha işlevsel kılabilmek...

    TÜBAR'ın Yazı İşleri Müdürlüğü 2012 Güz döneminden beri (32. sayıdan 36. sayıya kadar) fedakâr arkadaşımız Doç. Dr. Selahattin Bekki yürütmekteydi. Editörlük yükü ise büyük ölçüde Prof. Dr. M. Fatih Köksal'ın omuzlarındaydı, ben ona yardım etmekteydim. Editörlük işlerini yine ikimiz yürüteceğiz. Yazı İşleri Müdürlüğünü ise aynı görevde daha önce tecrübe edinmiş olan Yard. Doç. Dr. Ramis Karabulut, Doç. Dr. Fatih Sakallı ile birlikte omuzlayacak. Teknik düzenlemeleri araştırma görevlisi üç arkadaşımız (Elif Büyükkaya, Hatice Yıldız ve Zeynep Şener) üstlendi.

    Yayın Kurulu ve Danışma Kurulu üyeleri için "ulaşılabilirlik" ölçütü dikkate alınarak yeni bir düzenlemeye gidildi. TÜBAR ailesinin yeni üyeleriyle daha güçlendiğine inanmaktayız. Desteğini esirgemeyen eski, yeni bütün TÜBAR mensuplarına, bilim gönüllülerine şükranlarımızı sunuyoruz.


     


    8


    Takdim (37)


     

    20. yılda ilk farklılık, 2014 yılı sayılarından başlayarak DOI numarası almak olacaktır.

    Dergi internet sitesinin daha etkili kullanılacağını söyleyebiliriz.

    Kurulan bir grupla, iç yazışmaların tamamı kayıt altına alınmaya başlanmıştır.

    TÜBAR'ın 20. yılda hedef büyüterek yoluna devam edeceğine inanabilir, güvenebilirsiniz.

     

     

     

    1 Mayıs 2015- Ankara Nâzım H. POLAT

    37 Sayi/Issue
powered by negetics

GİRİŞ FORMU



ISSN 1300-7874