TAKDİM

(48)

DERGİPARK ve BİLİMSEL YAYINCILIK

Bütün elektronik sistemlerden beklentimiz insan hayatını kolaylaştırmalarıdır. TÜBAR olarak, 2010’lu yılların ortalarından itibaren akademik sürdürülebilirlik, denetlenebilirlik ve şeffaflık ilkelerine bağlılığımızdan ötürü, tüm yazı trafiğimizin kolaylaşması ve kayıt altında tutulması amacıyla Dergipark’ı kullanmaya başladık. Entegrasyon sürecinin ve sistemsel sorunların hem dergi yöneticilerimize hem hakemlerimize hem de yazarlarımıza yüklediği fazladan iş yüküne rağmen, Dergipark gibi bir oluşumun gerekliliğine inandığımızdan, sistemde kalmakta ısrar ettik. Hakemlere, yazarlara Dergipark’ı nasıl kullanacaklarını anlattık, onların adaptasyonuna da yardımcı olmaya çalıştık.

Hiçbir sistemin bir kullanım kültürü oluşturmadan, somut ve işlenebilir çıktılar elde etmeden değiştirilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Yaklaşık üç yıl süren uyum sürecinin sonunda yönetici, hakem ve yazarların kazandığı alışkanlıkların kısmen yok sayıldığı bir güncelleme ile Dergipark, 2020’de yeni arayüzü ve özellikleriyle karşımıza çıktı.

Dergipark zaten kullanıcı dostu bir arayüze sahip değildi. Her dergi kendi geleneği ve yayıncılık ilkeleri doğrultusunda çeşitli uygulamalar ve çoğunlukla da el yordamıyla bir kullanım kültürü oluşturdu. Belki bu, sistemin bütünlüğü açısından bir problem olarak görülmüş olabilir. Ancak birtakım problemleri çözmek iddiasıyla gelen (öyle olmalı, yoksa ne diye bir güncellemeye ihtiyaç duyulsun ki?) yeni güncelleme, yayıncıların zaman içinde kazandıkları bu kültürü ayrı ayrı korumak yerine, hepsini sıfırlayarak eşitlemiş görünüyor.

Güncellemeden sonra hâlihazırda süreci devam eden yazıların akıbeti belirsizleşti. Eski raporlar ve yazışmaların önemli bir kısmı yeni sisteme aktarılamadı. Mesajlaşma sistemine dosya eklenemez hâle geldi (pek çok dergi süreçlerini bu kanalla yürütüyordu). Belirli bir olgunluğa ulaşmış yazılar, hiç işlem görmemiş muamelesine maruz kaldı. Çeşitlendirilen sekmeler ve menüler birtakım tekrarlardan ibaret. Her bir kullanıcı aynı yazıyla ilgili farklı bir sorun yaşıyor. Kimi eklenen dosyayı göremiyor, kimi görüyor; açamıyor. Açmayı başaran, dosyanın eski ve taşımaması gereken bilgileri taşıyan bir versiyonunu görüyor. Hakemler rapor yazarken tam olarak ne yapacağını bilemiyor. Ekledikleri düzeltme dosyaları yazarlar tarafından görünmüyor. Görebilenler, dosyanın farklı varyasyonlarına ulaşıyor olmalılar ki bir türlü birlik sağlanamıyor. Sistemdeki kimi menüler eski ara yüzle, kimileri yeni ara yüzle varlığını sürdürüyor ve bu melez durum, bir dosya erişim isteğinin bile onlarca tıklamaya mâl olmasıyla sonuçlanıyor. Sistem, dergilerin bireysel tercihlerini ve ilkelerini işleyebilecek bir alan açmıyor. Bir yazının değerlendirilmesi için harcanan sürenin yüzde doksanı; yazar, hakem ve yöneticilerin yaşadığı sorunları çözmeye çalışmakla geçiyor.

Yukarıda sözü edilenler, Dergipark’ta son birkaç ayda karşılaştığımız sorunların bir kısmı. İyi niyetle ve sistemi geliştirmek bağlamında yapıldığına şüphe duymadığımız bu güncellemenin, şu hâliyle, daha çok zaman kaybettirdiği açık. Dergipark, yenilenen arayüzüne geçiş sürecinde bünyesindeki dergilerin yönetimini ne yazık ki zorlaştırdı. Geçişten sonra ne gibi imkânlar sunacağı da belirsizdir. Bu güncelleme hamlesi, erken ve eksik bir hamle olarak değerlendirilebilir.

TÜBAR, Dergipark sistemine girerken gösterdiği refleksleri bu değişim sürecinde de korumakta kararlıdır. Dergipark’ın varlığını gerekli ve önemli gördüğümüzü bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Her gün kendimizi geliştirmeye, bu sistemin işleyişini anlamaya ve birer bilim insanı olarak karşılaştığımız problemlere çözüm üretmeye çalışıyor, etrafımızdaki akademisyenlerle tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Üstelik aylardır süren bu çaba içinde neredeyse tamamen yalnızız, Dergipark’ın teknik işlerine bakan hiçbir birime telefon yoluyla ulaşamıyoruz.

Dergipark’ı tasarlayan ve işleten birimler, yarın bünyesindeki dergileri dizinlemek için denetime geldiklerinde muhtemelen yukarıda sıralanan karmaşanın istenmeyen sonuçlarıyla karşılaşacaklar. Ümit ederiz ki yaşanan bu aksaklıklardan yalnızca yayıncıları sorumlu tutmazlar.

Teknik Editör

Dr. Öğr. Üyesi Dinçer APAYDIN

Ankara – 1 Aralık 2020

NOT: Vefatının 100. yılı münasebetiyle Türk hikâyeciliğinin yüz akı Ömer Seyfettin için bir özel dosya hazırlamak istedik. Yıl boyunca kaleme alınanları takip ederek bunların dışında kalan meseleler hakkında yazılmasına özen gösterdiğimiz sekiz araştırma makalesinden oluşan bu dosyayı beğeneceğizi umuyoruz.

EDITORIAL

(48)

DERGIPARK AND SCIENTIFIC PUBLISHING

Our expectation from all electronic systems is to make our lives easier. As TUBAR, we have started to use Dergipark with the aim of smoothing and recording all of our writing traffic due to our commitment to principles of academic sustainability, controllability and transparency since the middle of the 2010s. Although integration process and systemic problems have resulted in extra workload on both our journal directors, referees and authors, we insist on staying within the system owing to our belief in the necessity of an entity like Dergipark. We have explained referees and authors how to use Dergipark and tried to help their adaptation, too.

We have been of the opinion that no systems should be changed without constructing a culture of use and gaining concrete and processable outputs. At the end of the adaptation process which lasted for about 3 years, Dergipark has showed up with its new interface and its new features with an update that partially ignores the habits of directors, referees and authors.

Dergipark did not already have a user-friendly interface. Each journal has constructed various applications and mostly a culture of use by trial and error in accordance with its own tradition and principles of publishing. This might be seen as a problem in terms of the integrity of the system. However, the new update which has claimed to solve several problems (it is highly possible, otherwise why would a new update be needed?) seems to equalize by nulling all of them instead of protecting this culture of publishers one by one.

After the update, the future of articles whose process are already going on has become uncertain. A large number of old reports and mails cannot be transferred to the new system. It is impossible to attach a document in the message system (many journals have been running their process via this channel.) The articles which have reached to a certain level of sufficiency are exposed to being treated as if they are crude. Diversified tabs and menus consist of some repetition. Each user experiences a different problem about the same article. Some of them cannot see the document, whereas some are able to see but not open it. The one who manages to open the document sees its old version including the information which should not be there. Referees do not know what to do while writing a report. The documents they add are not seen by authors. The ones who can see the document must reach its different versions, that is why consensus has not been achieved yet. Some menus in the system work with the old interface, while others continue with the new one and this hybrid situation results in tens of clicking even for a request to access a document. The system does not give a room where journals can process their preferences and principles. 90% of time allocated for evaluation of an article is spent on trying to solve the problems of authors, referees and directors.

The ones mentioned above are only one part of the problems that we have encountered over the last a few months. We do not have any doubt that this update has been done in order to improve the system with goodwill, nevertheless it is obvious that it causes users to lose more time. Unfortunately, Dergipark has complicated the management of the journals in its own scope in the process of the renewed interface. What kind of opportunities it will offer after the transition is also uncertain. This attempt of update can be considered as an early and incomplete move.

TUBAR is decisive about protecting its reflexes, which it showed while entering into the system of Dergipark, in this changing process. Once again, we want to state that we regard the existence of Dergipark essential and significant. Every day we try to improve ourselves, understand the process of this system, generate solutions to the problems we face as scientists and share our experiences with other academics. What is more, we are completely lonely within this struggle which has been going on for months and we cannot reach any department that deals with technical issues of Dergipark via telephone.

The departments designing and processing Dergipark will probably meet the unpleasant consequences of this chaos listed above soon when some come to control to index journals in its own scope. We hope that they will not hold only publishers responsible for these inconveniences.

Technical Editor

Dinçer APAYDIN, Ph.D.

Assistant Professor

Ankara – December 1st, 2020

NOTE: We wanted to prepare a special section for Ömer Seyfettin, the honor of Turkish storytelling, on the occasion of centenary of his death. We hope you will enjoy this section consisting of 8 research articles which are totally different from what have been written during the year.